54ilker.sitemynet.com
ANA SAYFAM SEVGİ SÖZCÜKLERİ LİNKLER SAYFASI SAKARYA ARKADAŞ SİTELERİ SPONSORLAR HENDEK ÖZERLER TRABZON KARADENİZ FIKRALARI SİTEYİ TASARLAYAN Foto Albüm FOTO ALBÜM -1- İLLERİMİZ DİKMEN KÖYÜ HABERLER BİTKİLER

KARADENİZ FIKRALARI


Öğrenmemiş

Dede, ilk okul birinci sınıfına başlayan küçük torunu Temel'in neler öğrendiğini merak ediyordu. Bunun için ona şöyle bir soru sordu:
- Uşağum, elinte uç elma var, pen ta sana iki tane taha versem, kaç elma eter?
Temel, dedesinin yüzüne üzgün üzgün baktıktan sonra şöyle cevap verir:
- Pilmem teteçuğum, piz elmalarla teğul, hamsi ile hesap yapayruk.

Torpil

Temel, acemi er olarak İzmir Deniz Komutanlığına sevk edilmiş. Birliğine varan Temel'e Bölük komutanı sormuş:
- Buraya herhalde torpille geldin.
Temel:
- Hayır komitanum, Trapzon'tan otopüsle keltum.
Yılan

İki laz yılan olan Temel ve İdris yolda gidiyorlarmış. Temel İdris'e dönüp :
- Ula İdris biz zehirli miydik yoksa zehirsiz mi?
İdris şaşırmış:
- Ne oldi gene
- Ula biraz önce dilimi ısırdım da ..
Dördüncü motor

Temel Reis, İdris Reis'le birlikte uçakla İstanbul'a gidiyorlarmış. Bir sarsıntı olmuş herkeste bir telaş, derken, pilot konuşmuş:
- Bir motorda arıza var ama üç motorla biz gideriz. Meraklanmayın.
Onbeş dakika sonra bir ses daha ve yine pilot:
- Bir motor daha stop etti amma meraklanmayın iki motorla gideriz.
On dakika sonra üçüncü motor stop etmiş ve pilot uçağın bir motor gidebileceğini söylemiş.
Temel Reis dayanamayıp:
- Ula İtris Reis, istermisun şimti törtünçü motor da pozulsun ta hepten havada kalalum.

Göl

Temel, dere kenarında oturuyormuş. Oradan jeeple geçmekte olan bir adam suyun derin olup olmadığını sormuş. Temel:
- Derin değildur geçebilirsun.
Adam da Temel'e güvenerek suya jeepiyle girmiş. Jeep bir anda sulara gömülmüş. Kan ter içinde sudan çıkan adam Temel'in yakasına yapışmış:
- Hani derin değildi ulan.
Temel :
- Abi vallahi benum suçum yok, demin bir ördek geçiydu su belune geliydu.

Telsiz Telefon

Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir. Amerikalılar anlatmaya başlar:
- Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağıya indik ve telefon kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır.
Sıra Türkiye'ye gelir ve Temel başlar anlatmaya:
- Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağıya indik ama hiçbir şey bulamadık. Öyleyse bizim atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır.

Kim O?

Temel ile Dursun, NASA tarafından araştırma yapmak üzere aya gönderilmişler. Aya indiklerinde Dursun Temel'e:
- Temel sen mekikte kal, ben biraz ayda dolaşıp etrafa kontrol edeyim, demiş ve dışarı çıkmış.
Yarım saat kadar dolaştıktan sonra Dursun geri gelmiş. Bakmış uzay mekiğinin kapısı kapalı. Başlamış kapıyı çalmaya.
Temel içerden bağırmış:
- Kim o?
Bilmece

Temel Cemal`e bir bilmece soruyor:
- Kafestedur saridur oter.
- Kanaryadur.
- Pilmedun, paluktur.
- Sari paluk olur mi?
- Poyadum.
- Kafestedur dedun?
- Pen koydum da.
- Paluk hiç oter mi?
- Pu da bilmecenun şaşirtmacasidur

Paraşüt

Temel ile Dursun paraşüt kursuna yazılır ve hafta sonları eğitim görmektedirler. Aradan aylar geçer ve eğitim tamamlanır. Yapılacak bir gösteri için prova yapmaktadırlar. Uçaktan atlarlar lakin Dursun'un paraşütü açılmaz.
Temel sorar:
- Dursun, paraşütün açulmadi ne düşüniysun?
Dursun :
- Önemli değul ya. Nasulsa prova yapiyruz.

Kekeme

Kekemenin biri bir gün Beşiktaş'ta kekeme okulunu ararken okulun yerini bulamamış, en yakınındaki bir markete girip:
- Kakakakarrdeşşşş, bubububurralarrrrdaa bi kekekemememe okukukukuluuu varmış, neneneneredede bibibiliyo mussun ? diye sormuş.
Markette alışveriş yapan Temel hayretle kekemeye bakmış ve şöyle demiş :
- Okulun yerini bilmiyrum ama, senun okula ihtiyacun yok ki, bence gayet iyi kekeliysun...

Ters yön

Temel, Almanya'da otobanda arabasını sürerken radyodan bir anons işitir :
- Sayın sürücülerin dikkatine; Otobanda bir araba ters yönde gitmektedir. Lütfen azami dikkat sarf ediniz.
Haberi duyan Temel sinirlenir:
- Ula ne pi tanesi haçan punarin hepisi ters cidiy daa!

Ben de oynarım

Temel , İzmir'e gitmiş. Oradaki tanışla dolaşırken, bir de bakmışlar ki,birkaç efe, zeybek oynuyor. Kendilerine özgü ağır hareketlerle kol vurup diz büken efeleri seyrederlerken, İzmirli, Temel 'e dönüp sormuş:
- Ne güzel oynuyorlar di mi?
Temel dudak bükmüş:
- O kadar düşündükten sonra, ben de oynarım.


Bilmece

Kayseri'li, Temel'i saf bularak:
- Gel birbirimize bilmece soralım. Sen bilirsen bin lira veririm ben bilirsem beş yüz lira alırım, demiş.
Temel:
- O halde sor pakalum.
Kayseri'li;
- Önce soruyu sen sor.
Temel:
- Peki üç ayaklı hayvan hankisitur? Diye sorunca Kayseri'li düşünür, taşınır cevap veremez. Ve bin lirayı öder Temel'e Kayseri'li, sıra bende demiş ve sormuş:
- Merak ettim bana sorduğun hayvan neydi?
Temel:
- "Pen ta pilmeyrum. Al şu peşyüz lirayı" der.

Taze balık

Temel lokantaya gidip balık yemek istemiş ve garsona sormuş:
- Paluk taze mi?
- Evet günlük balıktır.
Cevabını almış. Ve ısmarlamış. Tabakta gelen balığa dik dik baktığını gören garson yanına sokularak Temel'e sorar: -Balığınızı niçin yemiyorsunuz?
- Piraz onunla konişiyrum.
- Dilinden anlıyor musunuz?
- Helpet anlayrum.
- Peki ona ne söylediniz?
- Keçen hafta tenizte ayakkapularumi kaypettum. Körüp körmetuğuni sortum.
- Peki ne dedi?
- Teyi ki; Ne pileyum. Pen onpeş gün önçe tenziten çiktum

Burası resepsiyon, bar karşıda

Temel Londra'ya tatile gider ve otel odasında kara kara düşünür.
- Ben aşağıdan içki isterken laz olduğum anlaşılır mı acaba?
Geçiyor aynanın karşısına ve prova yapıyor.
- Bana bir fisku. Yok böyle anlarlar.
- Bana bir raki. Yok diyor, böyle de anlarlar.
- Bana bir bira. Tamam diyor böyle iyi, anlamazlar ve aşağıya iniyor. Masaya dirseklerini dayıyor ve sesleniyor.
- Barmen, bana bir bira.
Barmen Temeli biraz süzdükten sonra soruyor:
- Birader sen laz mısın?
Temel:
- Uuy nasıl anladun diyor;
- Burası resepsiyon, bar karşıda...


Uçak

Karadeniz de iki işçi tarlada çalışırlarken üzerlerinden bir uçak geçer. Biri yukarıya bakarak:
- Bak Temel uçak geçiy..
Öbürü hâla işiyle meşgul:
- Ula Dursun elleme geçsun.

Niye ağrımıyor?

İhtiyar Temel doktora gider, sol ayağı ağrımaktadır.Doktor muayene eder:
- Yaşlılıktan, yaşlılıktan!
Temel doktorun teşhisini beğenmez!
- Doktor bey, haçan sağ ayağum da aynı yaştadır, o niçun ağırma


Kuş sandım

Temel şehre inmiş.Bakmış pencere kenarında bir papağan içinden:
- Allah Allah kuşa bak yav....demiş.
Tabii bu arada papağan da Temelin kendisine baktığını görüp:
- Ne bakıyorsun hemşerim... demiş.
Temel biraz şaşkınlık biraz da saflıkla:
- Afedersun hemşerum. Ben seni kuş sandiydum.

Futbol maçı

Trabzonlu imamlar ile Rizeli imamlar her sene aralarında ikili futbol turnuvası düzenlermiş ve her sene de Rizeli imamlar galip gelirmiş. Bu durum Trabzon ahalisinde rahatsızlık meydana getirmiş ve bir ali cengiz oyunu ile kötü gidişe bir son vermek istemişler. Bir beyin fırtınası esnasında Temel:
- Bizim Trabzonspolu Hami 'yi takıma alalum, böylece kesinlikle onlaru yeneriz ; fikrini öne sürmüş.
- Kim olduğunu sorarlarsa da; bizim Merkez Cami imamı Hami Hoca deruz; demiş.
Herkes bu fikri çok güzel bulmuş ve o sene Hami'yi alıp Rize'deki turnuvaya gitmişler. 1 hafta sonra geri dönmüşler ama herkesin yüzünden düşen bin parça. Meraklılar hemen etraflarını sarmış. Sonucu sormuşlar, Temel:
- 2-1 yenilduk.
Meraklilar:
- Kolleri kim atti?
Temel:
- Bizimçini Hami Hoca atti
Meraklılar üzgün :
- Onlarinçini kim atti?
Temel:
- Ronaldo Hoca ile Roberto Karlos Hoca

Dört avcı

Dört kişilik avcı grubu, tecrübeli avcı Temel'in önderliğinde ilerlemektedir. Karsılarına küçük bir delik çıkar.
Temel:
- Yatın yere, tavsan deliği !
Bütün avcılar yere yatarlar. Gerçekten bir müddet sonra delikten tavsan çıkar. Avcılar hemen vururlar. Tekrar yürümeye başlarlar. Bir sure sonra büyükçe bir delik çıkar.
Temel :
- Yatın yere, tilki deliği !
Yatarlar. Biraz sonra tilki çıkar, onu da vururlar. Tekrar yola düşerler. Bu defa daha büyük bir delik çıkar.
Temel :
- Yatın yere, ayı ini !
Yere yatarlar ve çıkan ayıyı vururlar. İyice keyiflenen avcılar yürümeye devam ederler. Kısa bir zaman sonra kocaman bir deliğin başında dururlar. Acemiler hep birden Temel'e bakar.
Temel :
- Uşaklar ne çıkacağını bilmiyorum. Ama yatın yere, ne çıkarsa bahtımıza!
Ertesi gün gazetelerde :
"Dört avcı tren altında can verdi..."


Kısmetsiz baba

- Babam öldü, demiş Temel.
İlyas sormuş:
- Neden öldü?
- Apartmanın sekizinci katinin balkonundan düştü.
- Eyvah parçalandı mı?
- Yok, girişteki bakkalın tentesine düşünce oradan havalanıp karşı apartmana yöneldi.
- Apartmana mı çarptı, nasıl oldu?
- Yok, karşı apartmanın balkonunda çamaşırlar asılı idi. Çamaşır ipine vurup fabrikanın bahçesine düştü.
- Orada mı öldü?
- Yok, fabrika çelik yay fabrikası, bahçedeki yayların üzerine düşüp havalandı yeniden...
- Peki sonra?
- Sonrası ne? Baktık ki yere inmiyor, biz de vurduk onu.


Laz pilotlar ve 15 metrelik pist

Temel'le Cemal bir gün kahvede otururken gazetede bir ilan görürler: "Pilot kursları başlamıştır" Tabi ki bizimkilerde meraklı, pilotluğa köyde bağı bahçeyi satıp İstanbul'a giderler. Kursa başlarlar basarıyla bitirirler diplomalarını alırlar. Aradan iki ay geçer bir uçak şirketi arar..
- Gelin bakalım size uçak vereceğiz pilotluğunuz nasıl? İlk seferiniz İspanya'ya..
Bizimkiler süper bir kalkış güzel bir havalanış İspanyaya varırlar. Tam inecekler
Cemal :
- Kule, acil iniş pisti boşaltın, itfaiye, ambulans, doktor çağırın, zor durumdayız.!..
Temel:
- Sayın yolcularımız herkes emniyet kemerlerini bağlasın bildiği bütün duaları okusun tehlikedeyiz.
Derken uçağı zor bela,kan ter içinde piste indirirler.
Temel:
- Ha bu İspanyolların yaptuğuna bak, ula bunlarin kafalari hiç çalismayi, 15 metrelik pist mi olur. az daha olecektuk da.
Cemal:
- Ula Temel, doğru deysin. Hakketten kafalari çalismayi. 15 metrelik pist yapayler da 10 kilometre genişluk olur mi?


Akıllı müdürlerle aptal odacılar

Temel ve Dursun iki ayrı kuruluşta genel müdürdürler. Bir yerde oturup dertleşirken Temel odacısından şikayet eder...
- Ula benim odacı o kadar aptaldır ki sorma gitsin. Bıktım aptallığından, iyi uşak ama aptal işte...
Dursun içini çekerek:
- Müdürüm, seninki benimkinin yanında çok akulludur. Bende bir odacı var, beni de çildırtiy.
- Ula senin ki benimki kadar aptal olamaz.
- Benim odacıyı bir gör, sen de anlarsın. Gel istersen deneyelum. Pakalum hangisi daha aptal...
Denemeye karar verirler. Temel zile basar, odacısı gelir:
- Puyur müdirum! Temel odacısına:
- Al şu 100 lirayı, bağa bir Mercedes al getur!
Odacı
- Baş üstüne müdirum der çıkar. Bu sefer de Dursun odacısını çağırır: -Uşağım hele bir git bak bakayum ben evde miyum?
- Baş üstüne müdürüm der, o da çıkar. Kapıda iki odacı karsılaşır. Biri öbürüne -Ula nereye gideysun diye sorar.
- Sorma dayioğli, pizum genel midur çok aptaldır da... Bena diy ki al şu 100 lirayı Mercedes al. Ula bugün pazar bütün dükkanlar kapalı. Ben arabayı nerden alacağım.
Öbür odacı ağlamaklı olarak
- Sen halune şükret! Penum müdür seninkinden daha aptaldır. Bağa diy ki git bak pakalum ben evde miyim? Ula önünde telefon, aç da sor! Benu neye yoraysun...


Tren

Temel ve iki arkadaşı İstanbul'dan Trabzon'a gitmek üzere tren garına giderler. İlk Trabzon treni 1 saat sonradır, bileti alırlar. Ne yapalım bir saat diye düşünürken yemeğe gitmeye karar verirler. Yemekte sohbet, muhabbet saate bir bakarlar ki 1 saati geçmiş. Hemen koşarlar tren garına ama tren gitmiş. Yine bilet alırlar 1 saat sonrası için. Ne yapalım vakti nasıl geçirelim derken kahveye giderler. Çaylar kahveler sohbetler uzar da uzar ve saate baktıklarında 1 saat olmasına 5 dakika vardır. Hemen koşarlar gara ama trene yetişemezler. Gişeye gidip sorarlar yine Trabzon'a gidecek tren var mı diye.
Gişedeki adam:
- Bakın bu son tren eğer bunuza kaçırırsanız Trabzon'a buğun dönemezsiniz der.
Bileti alırlar. Ama yine sıkılmışlardır; ne yapalım derken pastaneye gitmeye karar vermişler. Pastalar, kekler, çörekler muhabbet derken saate bir bakmışlar ki 1 saat olmak üzere hemen koşmuşlar gara. Tren yeni hareket ediyor, içlerinden biri uzun ilk vagonu yakalamış, diğeri orta boylu son vagona tutmuş. Tren gitmiş,Temel oturmuş yere başlamış gülmeye. Gişe memuru yanına gelmiş.
- Sen ne garip adamsın. 3 tren kaçırdın, arkadaşların gitti, sen kaldın, ağlayacağına gülüyorsun be adam.
Temel :
- Uy hemşerum onlar beni geçirmeye geldi da ben ona güleyrum.


Tamamı gitti

Temel Karadeniz'e incelemeye gelen bir profesörü takası ile gezdiriyormuş. Temel'in bilgi seviyesini ölçmek için,
Profesör:
- Temel, devalüasyon nedir? diye sormuş.
Temel de:
- Hocam oni ilk tefa senden duyayrum. demiş.
Profesör:
- O zaman yandın, ömrünün üçte biri gitti. Peki enflasyon nedir?
Temel:
- Hocam onu ta ilk defa duyayrum. Profesör:
- Temel, ömrünün yarısı gitti. Peki radyasyon nedir?
Temel:
- Özür tilerum haçan öyle şeyler soraysun ki bilmekte zorlaniyirum. Profesör:
- O zaman tamamen yandınız, ömrünüzün çoğu gitti azı kaldı
derken bir fırtına çıktı ve taka devrildi. Temel yüzerek kıyıya ulaştı, Profesör çırpınarak bağırmaya başladı:
- İmdat boğuluyorum, kurtarın beni.
Temel:
- Hoçam sen yüzme bilmeymisun? -Yoo bilmiyorum ne olacak?
Temel:
-O zaman sen hapi yuttun. Ömrünün tamami kitti der.


Babadan oğluna mektup

Uy sevgili uşağum! Allah'ın selami tabiidur. Mektubu çok yavaş yazayrum, çunkim bilirum ki, çabuk okuyamazsun.. Benden yana sual edersen, Allah uma pin şükür iyiyum, yeni pir iş puldum.. Emrimde yüze yakin adam var, hepsi de sessuz sedasuz, kendi hallerinde. Ne iş pulduğumu soraysan soyleyeceğum patlama, mezarluk pekçisi oldum.. Bacin Emine bir uşak doğuracak, daha erkek midur, kiz midur, pelli değil. Haçan o yüzden sağa dayi mi oldun, teyze mi oldun soyleyemeyrum.. Temel emicen de tükkan açtu, o da otuza aldiğini yirmipeşe verir, surumden kazaniyormuş oyle dedi.. Bizim koye findukçularin Temel'i muhtar seçtuk, akillu uşak da. Gecen gun hepimizu zelzeleye karşi asi etturdu. Temel akillidur, hemide dürüsttur.. Geçenlerde bir taksinin şofori köye varmiş, muhtari arayu, meğer yolda pir tavuk ezmuş sahibini soraymuş.. Muhtar Temel tavuğa pakmiş, hapu bizden değildur, pizum köyde yassu tavuk yoktur, demiş.. Senin küçüğun Memet çok akullu bir uşak çıkti. Gecen gün tepeye varmiş, elinde bir ip sallayup duriy.. Anan, uy uşağım ne edeysun orada demiş.. O da heva turumuna bakayrum demiş. Çektum oni aksam karşuma, anlat bakayum su hava turumu işinu dedim. Anlatti, meğer ip sallanunca havanin ruzgarli olduğunu, ip islaninca da yağmur yağdiğunu anlaymiş.. çok akillu uşak vesselam. Sen o yasta boyle akillu değildun! Yaa işte boyle uşağum.. Memleçetten sağa pol pol havadis.. Yeni havadis olursa yine yazayrum.. Baki Hudaya emanet ol.
Baban

Not: Mektupa para koyacaktum, ama geç akluma geldu, zarfu kapatmişum

Temel Ay 'da

Neil Armstrong aya ilk ayak bastığı sırada o meşhur sözünü söylemek üzereymiş:
- Bu benim için küçük ama insanlık için büyük bir adımdır.
Derken bir de bakmış ki az ilerden topallaya topallaya biri ona yaklaşıyor. Elinde bir koçan kağıtla Temel:
- Hemşerum habu cameye bi yardum edermisun. demiş.
Şaşkın bi şekilde,
Neil:
- Nasıl olur sen nerden çıktın, ne zaman geldin buraya?
Temel:
- Sen yenisun galiba, ben 20 senedur buraya yaşayarum.
Hayretler içindeki Neil arkadaşına dönerek
- İnanamıyorum. Eğer bunların topalı aya çıkmışsa sağlamı kimbilir nerelere gitmiştir. demiş

Stadyum

Temel'le İdris'in canları sıkılmış ve stadyuma gitmişler. Atletler koşarken aralarında şu konuşma geçmiş:
- Ula, bu uşaklar niye koşay?
- Biri birinci gelecek, madalya alacak.
- Peki öbürleri niye koşay?


Her halde

Temel, organ bağışında bulunmak istemişti:
- Tilumi pağışlamak istedum. "Olmaz" tetiler.
Cemal:
- Neden açapa?
Temel:
- Her halte şivemi peğenmediler.


Penguen

Temel ve arkadaşı yanlarında bir penguenle beraber yoldan geçerken tanıdık biri seslenir:
- Ula ayiptur hapu hayvani poyle sokak sokak tolaştirmayun, keturun oni hayvanat pahçesine.
Temel hemen cevabı yetiştirir.
- Oriye tün keturtuk, ha şimdi da sinamaya ketiriyruk


İş ilanı

Gazetede bir ilan çıkmış :
"Tecrübeli Muhasebe müdürü aranıyor. Yüksek tahsilli, İngilizce bilen, askerliğini yapmış, 30 yaşından gün almamış ve bekar olması .....
" Temel başvurmuş.
- Ben demiş, yüksek tahsilli değilum hatta ilk mektebi bile zor bitirdum. İnciluzce de pilmem. Yaşım 45 ve evliyum.
- Eeee, ne demek istiyorsun şimdi ?
- Bu ilanla aradığınız müdür içun pi iş var ya, demek ha pu iş için bana güvenmiysunuz demeye geldum...


Temel intihar ediyor

Temel intihar etmek istiyormuş.
Dursun:
- Pak Temel, şu binanun 25. katından atlasana! 3 günde ancak yere inersun, demiş.
Temel sormuş:
- Peçi ölür müyüm?
Dursun cevaplamış:
- Tabi, 3 gün yeyup içmeden yaşanur mi?


Bugün Fidan Diken Arkadaş İzindedir

İstanbul'dan adamın biri Trabzon'a gider turist olarak... Parkta iki adam görür Trabzon'da. Kazmalı adam çukur kazıyor, diğeri geri dolduruyordur. Seyreden İstanbullu turist merakından dayanamayıp sorar:
- Ne yapıyorsunuz?
Temel anlatır:
- Biz aslında 3 arkadaşuk, birimiz çukur açar, birimiz fidan diker, üçüncü arkadaş toprağı doldurur. Ama bugün fidan diken arkadaş izindedur...





Bu bölüme, kendi belirlediginiz konuyla ilgili bir yazı girin.

ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın